SAHİH-İ MÜSLİM

Bablar Konular Numaralar

AHMED DAVUDOĞLU

605 - 607. NOLU HADİSLERİN ŞERHİ:

 

262 nolu Hadis-i Şerif'den anlaşilıyorki Hz. Selman-i Farisi'ye suali soran müşriklerden biriymiş. Müşrik bu suali alay etmek için sormuştur. Binaenaleyh Selman (R.A.) ona gerektiği gibi ağzının payını verir cevaba lüzum görmeye bilirdi. Lakin o böyle yapmamış kafirin istihzasına aldırış etmeyerek sualini ciddi bir müsterşid suali gibi telakki ederek şeri'atın hükmünü kendisine anlatmış bu makamın istihza yeri olmadığını bu suretle göstermiştir.

 

Selman (R.A.) cevabına «ecel» diyerek başlamıştır. Bu kelime «neam» gibi evet manasına gelir. Hatta Lugat ulemasından Ahfes'e göre haber hususunda «neam» dan daha güzeldir. Sual hususundada «neam» ondan daha güzeldir. Bunların ikiside gerek sübut gerekse nefiy hususunda tasdik ifade eden birer harftir.

 

Hirae : kaza-i hacet yani büyük abdest bozmaktır. Çıkan pisliğe araplar hara' yahut hira' derler.  Hur: ve Har diyenlerde vardır.

 

Gait: Çukur yer demektir. Kaza-i hacet için böyle yerler arandığından helayada gait denilmiş. Sonra mecezen necaset'ede gait ıtlak edilmiştir. Selman (R.A.)'ın kazurat için gait kelimesini kullanması onun ismini söylemek ayıp sayıldığı içindir. Bevl kelimesini kullanmaksa ayıp sayılmadığı için onu kinaye suretiyle değil kendi adıyla zikretmiştir.

 

Gerek küçük abdest gerekse büyük abdest bozarken kıbleye karşı dönmenin hükmü hususunda ulema ihtilaf etmişlerdir, şöyle ki:

 

1- İmam Malik ile Şafiî hazeratına göre sahrada kıbleye karşı kaza-i hacet etmek haramdır. Evlerde haram değildir. Bu kavil Abbas b. Abdil muttalip ve Abdullah b. Ömer (R.A.) ile Şa'bi', Ishak b. Rahuye ve bir rivayette İmam Ahmed b. Hambel'in mezhebidir.

 

2- Bazılarına göre kırda da evde de kıbleye karşı kaza-i hacet caiz değildir. Ashab-ı kiramdan Ebu Eyub el-Ensari (R.A.)'ın mezhebi bu olduğu gibi tabiînden Mücahid, İbrahim Nehaî, Süfyan-ı  Sevrî, ve Ebu Sevr de buna kaildirler. Bir rivayette İmam Ahmed b. Hambel dahi bu kavli ihtiyar etmiştir.

 

3- Kırda ve evde kıbleye karşı kaza-i hacet etmek caizdir. Urvetü'bnü'z-Zübeyr (R.A.) ile İmam Malik'dirler. Bir rivayette İmam Ahmed b. Hambel dahi bu dur.

 

4- Kıbleye karşı kaza-i hacet etmek sahrada ve evde caiz değil fakat kıbleye arkasını dönerek kaza-i hacet kırda da evde de caizdir. Bir rivayette İmam Ebu Hanife ile İmanı Ahmed b. Hanbel'in mezhebleri budur. Diğer rivayete göre Ebu Hanife nerede olursa olsun kaza-i hacet esnasında kıbleyi önüne veya arkasına almayı yasak sayar.

 

Kıbleye karşı kaza-i hacetin mutlak surette yasak olduğunu söyleyenler buradaki Selman hadisi gibi mutlak surette kıbleye karşı kaza-i haceti yasak eden Sahih hadislerle istidlal ederler.

 

Ebu Hureyre ile Ebu Eyyub (R.A.) hadisleri de bunlardandır. Derlerki: «Kıbleye karşı kaza-i hacetin men edilmesi kıblenin hürmetinden dolayıdır. Bu mana sahrada da evlerde de mevcuttur. Eğer duvar ve saire gibi haller kıbleye karşı dönmek için kafi gelseydi bu işin sahrada da caiz olması icabederdi. Çünkü Kabe ile bizim aramızda nice dağlar vadiler v.s, haller vardır.»

 

Kıbleye karşı kaza-i haceti mutlak surette mubah görenler babımız hadisleri meyanında gelecek İbni Ömer (R.A.) hadisi ile istidlal ederler. O hadiste İbni Ömer (R.A.) R esulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Beyt-i Makdise doğru dönerek kıbleyi arkasına almış vaziyette kaza-i hacet ederken gördüğünü bildirmektedir.

 

Kıbleye Önünü dönerek kaza-i hacet caiz değilse de arkasını dönerek kaza-i hacet caizdir. Diyenler buradaki Selman (R.A.) hadisi ile istidlal etmişlerdir.

 

Sahrada kıbleye karşı önünü veya arkasını dönerek kaza-ı hacet caiz değildir. Fakat evlerde caizdir, diyenler dahi mezkur İbni Ömer hadisi ile ihticac ederler. Birde Hz. Cabir (R.A.)'dan rivayet edilen bir hadiste Cabir'in: «Resulullah  (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)  bizi kıbleye karşı bevl etmekten men etmişti. Fakat ben onu vefatından bir sene Önce kıbleye karşı bevlederken gördüm» demesini müddealarına delil gösterirler. Bu hadisi Ebu Davud, Tirmızî ve başkaları güzel bir isnadla tahric etmişlerdir Mervan-ı Asgar hadisi de bunların delillerindendir. Mervan şöyle demiş;  «İbni Ömer (R.A.)'i devesini çökerterek kıbleye karşı bevl ederken gördüm. Kendisine: «Ya Eba Abdirrahman bu yasak değilmi dedim.

 

«Hayır. Bu ovada yasaktır; seninle kıble arasında seni örten bir şey varsa zarar etmez» dedi.

 

Bu hadisi Ebu Davud ve başkaları rivayet etmişlerdir. Bu babtaki hadisler sahih olup evlerde bu işin caiz olduğuna delalet ederler. Kıbleye karşı kaza-ı hacetin yasak olduğunu bildiren Ebu Eyyub Selman ve Ebu Hureyre (R.A.) hadisleri yasağın sahraya ait olduğuna hamledilerek hadislerin arası bulunur.

 

Hadislerin aralarını bulmak mümkin olduğu takdirde onlarla amel etmenin vacip olduğunda ulema müttefiktirler. Binaenaleyh bu hadislerle amel vacib olur. Bu kavle sahib olanlar ova ile evleri mana itibari ile birbirinden farklı bulurlar, Çünkü evlerde kıbleye karşı dönmemek güçtür sahrada ise bu iş kolaydır.

 

Kıbleye arkasını dönerek kaza-i hacet etmeyi mubah görenlerin kavli sahih hadislerle reddedilmiştir. Bu hadislerde kıbleye önünü veya arkasını dönerek kaza-i hacet yasak edilmiştir.

 

Nevevi diyorki:. «Gerek ovada gerek evlerde kıbleye karşı cima'da bulunmak caizdir. Bizim mezhebimiz bu olduğu gibi Ebu Hanife ile Ahmed b. Hanbelin ve Davud-u Zahiri'nin mezhebleride budur. Malikiyye uleması bu mes'elede ihtilaf etmişlerdir

 

Malikilerden İbni Kasım'a göre caizdir. İbni Habib mekruh olduğunu söylemiştir. Fakat doğrusu caiz olmaktır. Çünkü bir şey'in haram kılınması ancak şeriatla sabit olur. Halbuki bu babta şeriat tarafından nehiy varid olmamıştır.

 

Kudüs'teki Beyt-i Makdise önünü veya arkasını dönerek büyük ve küçük abdest bozmak haram değil mekruhtur.

 

Haza-i hacet esnasında kıbleye önünü veya arkasını dönmeyip taharet esnasında dönmek caizdir. Allahu a'lem.»

 

Sağ elle taharetlenmemek istincanın adabındandır. Ulema sağ elle istincanın menhi ve yasak olduğunda müttefiktirler. Yalnız cumhura göre bu husustaki nehiy tahrim için değil tenzih ve edep içindir. Zahirîlerden bazılarına göre sağ elle istinca haramdır. Nevevi bazı Şafiîlerinde buna işaret ettiğini fakat onların işaretine itimad olunmadığını söyledikten sonra: «Ulemamız istinca işlerinden hiç bir hususta sağ elden istifade edilmemesinin müstehab olduğunu söylememişlerdir. Yalnız özür hali müstesnadır. Birde suyla taharet yapılırsa sağ elle dökülür; taharet sol elle yapılır. Taşla yapılırsa arkadaki taharet sol elle öndeki ise mümkün olduğu takdirde taşı yere yahut ayakların arasına koyarak silinmekle bu mümkin değilde taşı kaldırmak zarureti varsa sağ eline alarak silmekle olur. Silinecek yer sol elle tutulur. Sağ el hareket ettirilmez doğrusuda budur» diyor.

 

Bunun aksine kail olanlar varsada Nevevî onların kavlinin sahih olmadığını söylüyor. Sağ elle taharetlenmenin nehiy buyurulması onun kıymetine tembih ve onun pisliklerden korumak içindir.

 

Hadiste «üçten az taşla taharetlenmekten de bizi nehiy buyurdu» denilmesi taharetin üç taşla yapılacağı hususunda nasstır. Mes'ele ulema arasında ihtilaflıdır. Şafiîlere göre necasetin aynini giderinceye kadar taş kullanmak vaciptir. Fakat bir veya iki defada temizlik hasıl olsa bile üçüncü taşı kullanmak yine vaciptir.

 

İmam Ahmed b. Hanbel ile İshak b. Rahuye ve Ebu Sevr'in mezhebleride budur. İmam-ı Malik ile Davud-u Zahirî'ye göre istincada vacip olan o yerin temizlenmesidir. Binaenaleyh temizlik bir tasla dahi hasıl olsa kifayet eder.

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvan tersi ve kemikle taharetlenmeyi de men etmiştir. Çünkü hayvan tersi necistir. Kemikde cinlerin yiyeceğidir. Bu iki kelime necaset ve yiyecek cinsleriyle taharet caiz olmadığına işarettir. Hayvanın cüzleri ve sair yenilen şeyler bunda dahil olduğu gibi üzerine yazı yazılan kağid gibi muhterem şeylerde hüküm de dahildir. Ulemadan bazıları on şeyle istincanın mekruh olduğunu söylerler bunlar; 1- Kemik, 2- Pislik, 3-Hayvan tezeği, 4- Yiyecek, 5- Kömür, 6- Cam. 7- Kağıt, 8- Kumaş parçası, 9- Ağaç yaprağı ve 10- çiçektir.

 

Hz. Selman (R.A.) «Bize müşrikler dedi» ifadesi ile ya müşriklerin sözcüsünü yahut sözcü olmayan her hangi bir müşriki kasdetiniştir. Sair müşrikler bu meselede ona muvafakat ettikleri için sîgayı cemî kullanmıştır.